İdealar Kuramında Matematik ve Matematiksel Yöntemin Ontolojik ve Epistemelojik Değeri
  
Yazarlar (1)
Makale Türü Açık Erişim Özgün Makale (Ulusal alan endekslerinde (TR Dizin, ULAKBİM) yayınlanan tam makale)
Dergi Adı Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi
Dergi ISSN 1304-4990
Dergi Tarandığı Indeksler TR DİZİN
Makale Dili Türkçe Basım Tarihi 12-2019
Cilt / Sayı / Sayfa 23 / 0 / 1963–1977 DOI
Özet
Evreni duyusal dünya (görünüşler dünyası)ve idealar dünyası (gerçek dünya) şeklinde ikiye ayıran Platon, duyusal dünyanın sadece görüntü ya da yansımadan ibaret olduğunu yani gerçeklik ifade etmediğini düşünür. O’na göre gerçek varlık sadece düşünülebilir mahiyette olup duyumlanma özeliğine sahip değildir. Dolayısıyla gerçek varlığın kendisine ve onun bilgisine akıl yolu ile ulaşılabilir. Platon’un felsefi düşüncesinin gelişim evrelerine baktığımızda; öncelikli olarak duyusal olanın gerçeklik ifade etmediğini ve onun bilgisinin de doğru bilgi olmadığını akıl yürütme yoluyla ortaya koymaya çalıştığını görürüz. Burada Sokratik yöntem kullanılarak duyusal nesnelerin gerçek ve duyu bilgisinin doğru bilgi olduğu çürütülmektedir. Bu yöntemin kendisini gerçek varlığa ve onun bilgisine ulaştıramayacağının farkında olan Platon, başlangıçta bu yöntemin kullanılmasını gerekli görmektedir. Çünkü doğruya ulaşmanın ön şartı yanlışların ayıklanmasıdır. Sonrasında matematiksel bilimlerin kullandığı varsayım yöntemine başvurmaktadır. Fakat matematiksel bilimlerin duyusal nesnelerle bir şekilde bağlantılı olduğunu, dolayısıyla matematkçinin kullandığı varsayım yönteminin ilk ilkeye ve onun bilgisine ulaşmada yetersiz kaldığını görmektedir. Platon’a göre matematikçinin kullandığı varsayım yöntemi, varsayımdan daha üst bir varsayıma ve oradan da ilkeye gitme özelliğine sahip değildir. Doğruluğu kabul edilen varsayımdan tutarlı sonuçlar çıkarma yoluna gidilir. Bu şekilde gerçek varlığa ve onun bilgisine ulaşılamaz. Üçüncü aşamada; bilimlerin baş tacı olarak ifade ettiği diyalektiği kullanmakta, diyalektik yöntemle gerçek varlığa ve onun bilgisine apaçık ulaşılacağını ifade etmektedir. Her ne kadar matematiksel bilimlere ve varsayım yöntemine vazgeçilmez bir değer atfetse de, onları felsefenin ve diyalektiğin altına koymakta, felsefe ve onun kullandığı diyalektik yöntemin üstünlüğüne vurgu yapmaktadır.
Anahtar Kelimeler
BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Atıf Sayıları

Paylaş