Yazarlar (1) |
![]() Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi, Türkiye |
Özet |
Tarihin doğasına ilişkin tartışmalar artan boyutlarıyla yüzyıllardır önemini korumaktadır. Tarih metodolojisi ve tarih felsefesinin incelediği bu doğa, çeşitli tartışmaları içinde barındırmakta olup tarih ile bilim, tarih ile sanat, tarih ile edebiyat arasındaki ilişkilere odaklanmaktadır. Özellikle XIX. ve XX. yüzyıllarda tarih, sosyal bilimlerin kazandığı önem ile daha farklı bir noktaya ulaşmıştır. Hükümdar merkezli bir tarih anlatımından devlet, millet, halk, kültür, düşünce, zihniyet merkezli bir tarih anlatımına geçiş geçmişin daha farklı koşullarla anlamlandırılmasına yol açmıştır. Elbette ki bu değişim tarih metodolojisinin ruhuna da yansımış, geliştirilen yeni yöntemler ışığında tarih kendisine has bir disiplin haline gelmiştir. Değişen bu süreçten şüphesiz ki tarihçiliğimizde etkilenmiştir. Türkiyede tarih anlatımının çeşitli sorunlarla iç içe geçtiği belirgin bir durumdur. Ancak burada dikkat çeken ülkemiz tarihçilerinin Batıdaki tartışmaları takip etmiş olmalarıdır. Namık Kemal ve Ahmet Cevdet Paşa ile başlayan bu süreç II. Meşrutiyet ile ciddi bir kırılma yaşamıştır. 1908-1918 yılları arasında basın dünyasında yaşanan canlanma, düşüncenin akışkanlığını arttırarak tarih yöntemi hakkında Cumhuriyete kalacak bir miras bırakmıştır. Vakanüvislik, nesnellik, tarih-bilim ilişkisi, belgenin tasnifi ve yazımı, tarihte gerçeklik, toplum ve tarih, uygarlık ve tarih, ahlak ve tarih, istatistik ve tarih gibi konular dönemin dergilerinde Fuat Köprülü, Ahmet Şuayp, Gabriel Monod, Celal Nuri, Mehmet Zekeriya, Ziya Gökalp gibi önemli düşünürüler 3-32 |
Anahtar Kelimeler |
Makale Türü | Özgün Makale |
Makale Alt Türü | ESCI dergilerinde yayımlanan tam makale |
Dergi Adı | Cumhuriyet Tarihi Araştırmaları Dergisi |
Dergi ISSN | 1305-1458 |
Dergi Tarandığı Indeksler | ESCI |
Makale Dili | Türkçe |
Basım Tarihi | 05-2015 |
Cilt No | 11 |
Sayı | 21 |
Sayfalar | 3 / 33 |